İnsan bedenine her detayına dikkat ederek baktığımızda, hayranlık uyandırıcı bir sistemle karşılaşırız. Öylesine mükemmel bir düzen, öylesine karmaşık bir yapı vardır ki, her parçası ayrı bir hikmeti ve ilmi işaret eder. Vücudumuzun sahip olduğu bu kusursuz düzen, Allah’ın yaratma gücünün ne denli büyük olduğunu anlamamız için birer delildir.
Kategori: İnanç
Gaybın Bilinmesi
Gayb, insanın sınırlarını aşan, beş duyu ile algılanamayan ve sadece Allah’ın bilgisi dâhilinde olan bir kavramdır. Tarih boyunca farklı kültürlerde ve dinlerde gayba dair birçok farklı inanış ve yorum ortaya çıkmıştır. Ancak çoğu insan, gaybın varlığına inanmış ve onun anlaşılmasına dair bir arayış içinde olmuştur. Bu arayış, geleceği bilme arzusu ile yakından ilişkilidir. İnsanoğlu, belirsizliği ortadan kaldırmak ve gelecekte neler olacağını öğrenmek istemiş, bu istek bazen onu doğru yoldan saptıran inanç ve davranışlara sevk etmiştir.
İbadetin Yalnızca Allah’a Olması: Tevhid ve Samimiyetin Önemi
Zümer Suresi 3. ayeti, Allah’a ibadet konusunda samimiyetin ve yalnızca O’na yönelmenin önemini vurgulayan derin bir mesaj taşır. Ayet tam olarak şöyledir:
Globalleşme ve ‘Ümmet-i Muhammed’: Yeni Dünyada İslam’ın Yeri
Globalleşen dünyada İslam ümmetinin karşılaştığı zorluklar ve Türk dünyasının bu süreçteki rolü, Dr. Hayati Bice’nin makalesinde derinlemesine inceleniyor. İslam dünyası, globalleşmenin getirdiği değişimlere nasıl uyum sağlayacak? Panİslâmîzm ve Pantürkizm gibi ideolojilerin bugünkü etkileri nedir?
Bir Müslümanın Bilmesi Gereken Temel Dini Bilgiler
Bir Müslümanın temel dini bilgileri öğrenmesi, imanını güçlendirir ve ibadetlerini doğru şekilde yapmasına yardımcı olur. İslam’ın esasları, hem dünya hem de ahiret mutluluğunu kazanmanın anahtarıdır.
İslâm Nedir, Ne anlama gelir?
İslâm, Arapça kökenli bir kelime olup, “teslimiyet”, “barış” ve “esenlik” anlamlarını taşır. Bu kelime, Müslümanların Allah’a tam anlamıyla teslim olarak barış ve huzur buldukları dini inançlarını ve yaşam biçimlerini ifade eder.
Şeytanın Otoritesi: İnsanın Üstünlüğü ve İradesi
Günah işleyen pek çok insan, yaptıkları hatalar için en kolay bahaneyi şeytana kanmakta bulur. Ancak, Kur’an-ı Kerim’de İsrâ Suresi 65. ayette şeytana hitaben, “Şurası muhakkak ki benim kullarım üzerinde senin hiçbir nüfuzun olmayacaktır. Güvenip dayanmak için Rabbin yeter.” buyrulmaktadır. Bu ayet, insanın şeytanın etkisinden daha güçlü olabileceğini, eğer Allah’a tam bir bağlılık gösterirse şeytanın üzerinde hiçbir otorite kuramayacağını açıkça ifade eder.
Soru Sorma Adabı: Bilgiye Ulaşmanın Temel Yolu
Soru sormak, bilginin anahtarıdır ve insanın öğrenme sürecinin temel bir parçasıdır. İnsan, hem kendisine hem de çevresindekilere sorular sorarak merakını giderir ve öğrenme güdüsünü tatmin eder. Soru sormak, sadece bilgi edinmek için değil, aynı zamanda insanlar arasındaki iletişimin ve etkileşimin bir aracı olarak da önemli bir rol oynar. Ancak, bu önemli eylemin belirli bir adabı ve usulü vardır.
Şeytanın Otoritesi: İnsanın Gücü ve Üstünlüğü
Günah işleyen birçok insan, yaptıkları hatalar için en kolay bahane olarak şeytana kanmayı öne sürer. Ancak Kur’an-ı Kerim’de, İsrâ Suresi 65. ayette şeytana hitaben, “Şurası muhakkak ki benim kullarım üzerinde senin hiçbir nüfuzun olmayacaktır. Güvenip dayanmak için Rabbin yeter.” buyrulmaktadır. Bu ayet, insanın iradesinin ve Allah’a olan bağlılığının şeytanın etkisinden daha güçlü olduğunu vurgulayan önemli bir mesaj taşır.
Hz. Peygamber’in Geçmiş İlahi Kitaplarda Müjdelenmesi
Hz. Muhammed’in (sas) peygamber olarak gönderileceği, Kur’an-ı Kerim’de Tevrat ve İncil’de yer aldığı bildirilen müjdelerle desteklenmiştir. Kur’an-ı Kerim, A’râf Suresi 157. ayette, Ehl-i Kitab’ın ellerinde bulunan Tevrat ve İncil’de Hz. Muhammed’in (sas) peygamber olarak geleceğinin yazılı olduğunu belirtir: “Onlar, ellerindeki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı buldukları o elçiye, ümmî Peygamber’e uyarlar.” Bu ayet, İslam âlimlerince Hz. Muhammed’in (sas) geçmiş ilahi kitaplarda müjdelenmiş olduğuna dair açık bir delil olarak kabul edilmiştir.